Haber Detayı
12 Şubat 2020 - Çarşamba 17:00
 
Cumhurbaşkanı Erdoğandan Suriye rejimine "Her yerde vururuz" mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Askerlerimize en küçük bir zarar gelmesi hâlinde, bugünden itibaren, İdlible ve Soçi Muhtırası sınırlarıyla bağlı kalmadan, rejim güçlerini her yerde vuracağımızı buradan ilan ediyorum." dedi.
Gündem Haberi
Cumhurbaşkanı Erdoğandan Suriye rejimine

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında "Önceki gün rejim güçlerinin ateşi sonucu İdlibde şehit olan askerlere Allahtan rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum" dedi.

"Artık lafa değil, sadece sahadaki gerçeklere bakarak hareket edeceğiz"

"Son saldırıyla, bugüne kadar İdlibde verilen şehit sayısı 14, yaralı sayısı da 45i buldu" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin kontrolü altında tuttuğu yerlerdeki huzur ortamından rahatsız olan terör örgütleri, sürekli insanlık dışı eylemleriyle kana susamışlıklarını gösteriyor. Sadece iki gün önce Afrinde meydana gelen bombalı araç saldırısında, aralarında çocukların da olduğu tamamı sivil sekiz kişi hayatını kaybetti, yedi kişi yaralandı." açıklamasında bulundu.

Söze gelince insan haklarını, çocukları, kadınları, sivil hassasiyetini ağızlarından düşürmeyenlerin, bu saldırılar karşısında derin bir sessizliğe gömüldüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İdlible ilgili kimi endişe ifadelerinin de insan hayatına ve onuruna olan saygıdan değil, başka saiklerden kaynaklandığını çok iyi biliyoruz. Herkes gözünü kapatsa, sırtını dönse, vicdanını dondursa da Türkiye bu duruma seyirci kalmayacaktır. İdlibde, rejim ve Ruslar ile yine rejimle birlikte hareket eden güçlerin çoğu saldırılarının, teröristleri değil, doğrudan sivil halkı hedef aldığı gerçeğinin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Amaç, kolayca işgal etmek için bölge halkını ülkemiz sınırlarına doğru hareketlenmeye zorlayarak sahayı tamamen boşaltmaktır." diye ekledi.

Bugüne kadar, yapılan anlaşmalara, verilen sözlere riayet edilmesini bekleyerek en az fiili müdahaleyle süreci yönetmeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ama bize verilen sözler yerine getirilmediği gibi, anlaşmalara da kimse uymuyor. Üstelik bir süredir bu saldırılar doğrudan askerlerimizi, dolayısıyla doğrudan Türkiyeyi de hedef almaya başladı. Madem durum bu, öyleyse biz de artık lafa değil, sadece sahadaki gerçeklere bakarak hareket edeceğiz. Şubat ayı sonuna kadar rejimi Soçi Muhtırası sınırları dışına, yani gözlem noktalarımızın gerisine çıkartmakta kararlıyız. Bunun için karada ve havada her ne gerekiyorsa çekinmeden, tereddüt etmeden, hiçbir oyalamaya meydan vermeden yapacağız." şeklinde konuştu.

"İdlibdeki askerî gücümüzü ciddi oranda tahkim ettik"

"Bitmez tükenmez toplantıların sonucunu beklemeden, hemen şimdi ne yapmamız gerekiyorsa onun adımlarını atacağız." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu amaçla son günlerde İdlibdeki askerî gücümüzü ciddi oranda tahkim ettik. Bölgedeki muhalif gruplardan, başıbozuk hareket ederek rejime saldırı bahanesi verenlere de artık tavizsiz davranacağımızın mesajını ilettik. Geldiğimiz noktada artık kimsenin taşkınlığına, bağnazlığına, satılmışlığına, provokasyonlarına göz yumacak değiliz. Ülkemizle birlikte mücadelede eden Suriyeli kardeşlerimiz, rejimi Soçi Mutabakatı sınırlarının ötesine atmak üzere harekete geçtiler. Biz de kendilerine her türlü desteği veriyoruz. İdlibde sivil yerleşim yerlerini vuran hava araçları artık eskisi gibi rahat hareket edemeyecektir." açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Karada da rejim güçlerini, aynı şekilde belirlediğimiz sınırların ötesine kadar kovalayacağız. Bu süreçte, gözlem noktalarındaki veya diğer yerlerdeki askerlerimize en küçük bir zarar gelmesi hâlinde, bugünden itibaren, İdlible ve Soçi Muhtırası sınırlarıyla bağlı kalmadan, rejim güçlerini her yerde vuracağımızı buradan ilan ediyorum. Türkiyeyi hedef alan herkes bunun bedelini, sadece saldırı alanında değil, her yerde ödeyeceğini bilmelidir. Harekât bölgelerimize yönelik tacizlere ilişkin karşılık hakkımızı da gerektiğinde bire 10 misliyle vereceğimiz, en küçük bir ihlali dahi affetmeyeceğimiz bir döneme girdik. Şehitlerimizin bir tek damla kanını dahi teröristlerin ve rejimin tüm güçlerine değişmeyiz."

"Ülkemizin, terör örgütlerinin eylem sahası hâline getirilmesine izin vermeyeceğiz"

İdlib başta olmak üzere Suriye halkının hayatta kalma ve onurunu koruma mücadelesine destek vermenin hem tarihî hem ahlaki hem insani sorumlulukları olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şayet bunun için hesap vermemiz gerekiyorsa, her platformda göğsümüzü gere gere ve her türlü bedeli ödeyerek onu da yaparız. Mehmetçiklerin kanının döküldüğü bir yerde, kendini ne kadar büyük görürse görsün, hiç kimsenin güvende olamayacağını da burada açıkça söylüyorum. Bugün Suriyede vermekten imtina edeceğimiz mücadeleyi, yarın kendi topraklarımızda yürüteceğimizin bilinciyle, tüm gücümüzü kullanacağız. Unutulmamalıdır ki Suriye halkının özgürlük mücadelesi, aynı zamanda 83 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının beka mücadelesidir. Bu mücadeleyi başarıya ulaştırırsak önümüzdeki yarım asırda, bir asırda Anadolu topraklarında huzurla yaşayabiliriz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye güvende olacak ki biz de kendi evimizde rahat edebilelim. Türkiyenin Suriyede ne işi var? diye soranlar, aslına bakılırsa, terör örgütlerinin niçin ülkemizde değil de hâlâ Suriyede faaliyet gösterdiğine hayıflananlardır. Ülkemizin, ne terör örgütlerinin eylem sahası hâline getirilmesine ne de kukla rejimlerin burnunun dibinde sürekli tehdit unsuru olarak kalmasına izin vereceğiz. Kendimiz ve Suriyeli kardeşlerimiz için en hayırlısı, en doğrusu ne ise onu yapmak için çalışmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

Türkiyenin en büyük sorunlarından birinin ana muhalefet ve genel başkanı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu şahıs son günlerde FETÖnün siyasi ayağı diye esip gürlemeye başladı. Madem bu kadar istiyor, öyleyse işte bugün burada FETÖnün siyasi ayağını açıklıyorum" diyerek şöyle devam etti: Rus edebiyatının ünlü ismi Tolstoyun dediği gibi; birine çamur atmadan önce iyi düşün ve sakın unutma, önce senin ellerin kirlenecek. Kılıçdaroğlu bize çamur atmaya çalışırken, elinde çamurla yakalanmıştır. Çünkü bu ülkede FETÖnün en önemli siyasi ayağı, bizatihi Kemal Kılıçdaroğlunun kendisi ve ekibidir. FETÖ denilen yapı, ülkemizde uzunca bir süre hayır, eğitim, dayanışma faaliyeti yürüten bir sivil toplum yapısı görüntüsüyle varlık göstermiştir. Ülkemizdeki tüm siyasi iktidarlar, pek çok benzer yapı gibi, FETÖnün faaliyetlerini de ihtiyatlı ve aynı zamanda müsamahakâr bir şekilde takip etmiştir. Hatta diğer yapılara karşı oldukça hoyrat olan CHP iktidarları, darbe yönetimleri ve cunta yapılanmaları zamanında dahi, FETÖ aynı müsamahayı görmeyi sürdürebilecek ilişkiler kurabilmiştir."

"Bizim davamız; ülkemizin ve milletimizin hakkını, hukukunu, geleceğini koruma davasıdır"

"Bizim FETÖyle davamız asla kişisel değildir. Bizim davamız, ülkemizin ve milletimizin hakkını, hukukunu, geleceğini koruma davasıdır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "FETÖyü temsil eden kişi ve kuruluşların şahsımıza, hükûmetlerimize ve partimize karşı başlattığı saldırılara ve sürdürdüğü savaşa herkes şahittir." ifadesini kullandı.

CHPnin genel başkan değişikliğinin ardından FETÖnün vesayetine, güdümüne girdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kılıçdaroğlu, kendisini genel başkanlığa taşıyan kaset kumpasının dahi sorumluluğunu üzerimize yıkmaya çalışarak, FETÖnün istediği yolda yürümeye başlamıştır. Seni oraya getiren FETÖ, FETÖ, ne konuşuyorsun." dedi.

FETÖ hukuk tarafından terör örgütü olarak tanımlandığı hâlde CHPnin ısrarla bu yapının safında yer aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölücü-mezhepçi terör örgütleriyle ve uzantılarıyla kol kola yürüyen CHP, 17-25 Aralıktan sonra bu kadroya FETÖyü de dâhil etmiştir. Esasen, bu konuda söyleyecek tek sözü olmayan tek partinin, FETÖnün siyasi ayağı diye ortaya çıkması, suç mahalline dönen hırsız misali, kendi kendini ele vermesidir." diye konuştu.

"Meclisin yasama dokunulmazlığına saldırı anlamına gelen bir kampanya başlattılar"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlunun altı boş ithamlarla kamuoyunu meşgul ederek suçunu bastırmaya çalıştığını belirterek, "Hatta bugünlerde, eski Genelkurmay Başkanlarından biri vasıtasıyla, doğrudan Meclisin yasama dokunulmazlığına saldırı anlamına gelen bir kampanya başlattılar. Mecliste tam kadro destek verdikleri bir düzenlemeyi, hemen ardından iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine götürenlerin kulaklarının, bu arada kimler tarafından çekildiği ortadadır. Vesayet döneminin hastalıklarının kalıntısı gördüğümüz bu tür saldırılara karşı tüm milletvekillerimizin derhâl dava açması önemlidir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Malum Genelkurmay Başkanı, bir diğeri şu anda tabi öldü, Genelkurmay Başkanı, bunlar bildiriyi hazırladılar, bu bildiri yetmez. Şimdi soruyorum, her ikisinin de Genelkurmay Başkanlığı döneminde çıksınlar şunu söylesinler: Biz şu kadar FETÖcü subayı ordudan ihraç ettik. Bu görev kimin? Benim görevim değil, sizin görevinizdi, niye ihraç etmediniz? Ya kimi aldatıyorsunuz? Askeri Şûrada önümüze imza için getiriyorlardı değerli kardeşlerim, şahsım, Millî Savunma Bakanım ve generaller ve her şey hazırlanır önümüze gelir, önümüze geldikten sonra da imzalar atılır. Ve bunların içinde çoğu zaman FETÖcü değil, bu Nurcuların içerisinden Kurtoğlu takımı vardır, onlardan da bunların ihraç ettikleri olmuştur, biz onlara bile imza atmadık. Ben de atmadım, millî savunma bakanlarım da atmadı. Peki, bunlar neye atıyordu imzayı? Onlara atıyordu. Peki, FETÖcülere niye atmadınız? Onları niye ihraç etmediniz? Bana bunun cevabını verin, bunu söyleyin. Çıkıp sağda, solda ben Başbakana şunu söyledim, bunu söyledim, yalan söylüyorsun yalan."

"Silahlı Kuvvetlerden FETÖcüler temizlendi"

15 Temmuzla birlikte Silahlı Kuvvetlerden FETÖcülerin temizlendiğini ancak daha yapılacak işler bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vesayete, darbelere, cuntalara karşı verdiğimiz mücadelede dün de karşımızda CHP vardı, bugün de karşımızda CHP var. Vesayetin darbecinin kimliği değişiyor, ama CHPnin oradaki konumu hiç değişmiyor. Hamdolsun bizim de bunların karşısındaki konumumuz değişmiyor." ifadesini kullandı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, "Ülkemizi hızla bir toparlanma sürecine sokarak üçüncü çeyrekte ekonomimizi yeniden artı büyümeye geçirdik. Öncü göstergeler dördüncü çeyrek rakamı da açıklandığında inşallah 2019un tamamını da artı büyümeyle kapatacağımıza işaret ediyor." dedi.

"İnşallah enflasyonda yılsonu hedefimiz olan yüzde 8,5un bile altına ineceğiz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizmde yılın 51,7 milyon turist ve 34,5 milyar dolar turizm geliriyle kapandığını, geçen yıl ihracatın yüzde 2nin üzerinde artarak 180,7 milyar dolara yükseldiğini, dış ticaret açığının da yüzde 45 düşerken, ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 76dan yüzde 86 seviyesine çıktığını anlattı.

"2020 yılını Patara yılı olarak ilan ediyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılını "Patara Yılı" olarak ilan ettikleri belirterek, "Likyanın ana liman şehri olan Patara, bizim tarihimizin de önemli sembollerinden biridir. Osmanlı Devleti Kuzey Afrikayla olan telgraf bağlantısını Patara Telsiz Telgraf İstasyonu aracılığıyla sağlıyordu. Yaklaşık 850 kilometrelik uzunluğuyla Avrupanın en büyük hattının ucunda yer alan Patara İstasyonu, İtalyanlar tarafından bombalanana kadar ülkemize çok önemli hizmetler vermiştir. Bu telsiz telgraf istasyonunu aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırıyoruz" açıklamasında bulundu. Antik dönemden günümüze kadar ulaşan tek deniz fenerinin Patarada olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu deniz fenerinin de en kısa sürede ayağa kaldırılacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısı çıkışında, gazetecilerin sorularını da cevapladı.

Rusya Devlet Başkanı Putin ile telefon görüşmesi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putinle yaptığı telefon görüşmesine ilişkin soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İdlibde devam eden süreci Sayın Putin ile değerlendirdik. Bu değerlendirmede özellikle askerlerimizin, rejim güçleri hatta hatta Rusyanın vermiş olduğu hasarları ele aldık. Bu konuyla ilgili olarak askerlerimizin Türkiyede, Dışişleri, Savunma ve istihbaratın da Moskovada bir araya gelmeleri konusunda Sayın Putin ile mutabakata vardık. En kısa zamanda bu görüşmeleri yapacağız." karşılığını verdi.

Barış Pınarı Harekâtının aynı kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu konuda geri adım atma söz konusu değil. Tel Abyadtan Rasulayn ve zaman zaman Tel Rıfata kadar çalışmalar belli bir zeminde yürüyor. Şu anda gündemimizde olan ağırlıklı olarak İdlib. Çünkü İdlibden Türkiyeye yönelik bir iltica hareketi var. Bu iltica hareketine de pek müsamaha ile bakmak istemiyoruz. Bunu engellemek için de Suriye topraklarında bazı çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmaları yaparak da insanları orada iskân etmek istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün itibarıyla yeni bir süreç başlıyor mu? Yeni bir harekât süreci olarak mı bakmamız gerekiyor?" şeklindeki soruyu "Şu anda o minvaldeyiz" diye yanıtladı.

Başka bir soru üzerine ABD Başkanı Donald Trump ile her an görüşebileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk heyetinin NATO ile görüştüğünü belirterek, "Şu an bizim ekip NATOda, Hulusi Paşa şu anda NATOda, orada görüşmeler yapılıyor. Hulusi Paşa, NATOdan Pakistana gelecek, Pakistanda devam edeceğiz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konyada Kadir Şekerin, parkta sevgilisini darbeden kişiyi engellemek isterken bıçakla öldürmesine ilişkin soru üzerine "Kadir, insani ve vicdani bir durum sergiledi. Bundan sonraki süreç tamamen yargıyla ilgili. Temenni ederiz ki adil bir karara varılır." ifadesini kullandı. (İLKHA)

Kaynak: Editör:
Etiketler: Cumhurbaşkanı, Erdoğandan, Suriye, rejimine, "Her, yerde, vururuz", mesajı,
Yorumlar
Haber Yazılımı