Haber Detayı
17 Eylül 2019 - Salı 00:27
 
Üçlü Zirve toplantısı sona erdi
Gündem Haberi
Üçlü Zirve toplantısı sona erdi

HABER MERKEZİ-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Putin ile üçlü zirvede bir araya geldi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirdikleri "Suriye" konulu Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi.

 

Burada yaptığı konuşmada Suriye'deki yangının söndürülmesi için bugün beşinci kez bir araya geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ruhani ve Putin'le birlikte Suriye'yi bütün boyutlarıyla ele aldıklarını söyledi.

 

Gerek ikili, gerek üçlü, gerek heyetlerle yapılan görüşmelerin verimli geçtiğine ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de siyasi çözüm hususunda önemli kararlar aldıklarını dile getirdi.

 

Erdoğan, "Sahada barışın ve mültecilerin dönebileceği ortamın sağlanması için çözüm önerilerimizi ilettik. İdlib'deki gerginlik odak noktalarımızdan biriydi. Nisan ayından bu yana hayatını kaybeden sivillerin sayısı bine yaklaştı. Daha önce defalarca yerinden yurdundan edilen yüz binlerce insan yeniden göç yollarına düştü. Sınırlarımızın hemen bitişiğinde 4 milyon insanımızı etkileyecek yeni bir trajedinin yaşanmasına sessiz kalamayız. Böyle bir şey sadece ülkemizi değil, bütün Avrupa'yı etkileyecektir." dedi.

 

Soçi Mutabakatı'nı bir kez daha konuştuklarını dile getiren Erdoğan, "Sivil halkın ve garantör ülkelerin, sahadaki askeri personelin güvenliğinin garanti altına alınması için bir kez daha anlaştık. Gündemimizdeki diğer konu Anayasa Komitesi'nin teşekkülüydü. Siyasi sürecin ilerletilmesi için gayret gösterdik. Nitekim ortak çabalarımızla komitenin oluşumuna ilişkin pürüzler giderilmiştir. Bugün usul kurallarını da BM ile eşgüdümlü olarak sonuçlandırarak Anayasa komitesinin çalışmaya başlamasını sağlamayı kararlaştırdık." ifadelerini kullandı.

 

Fırat'ın doğusundaki konuyu da istişare ettiklerini belirten Erdoğan, "Halen Suriye topraklarının 4'te birinden fazlası terör örgütünün elinde bulunuyor. Dün Çobanbey'de bir hastaneye düzenlenen kalleş saldırı yaşananların en son örneğidir. Geldiğimiz noktada Suriye'de IŞİD tehtidi ortadan kalkmıştır. Suriye'nin toprak bütünlüğünün önündeki en büyük engel PKK ve uzantısı YPG'dir. Sayın Ruhani ve Sayın Putin'i Fırat'ın doğusu konusunda bilgilendirdim ve görüşlerimi paylaştım. Bir terör oluşumuna rıza göstermeyeceğimi kendilerine ilettim." diye konuştu.

 

"ABD ile anlaşamazsak kendi harekat planımızı uygulayacağımızı anlattım"

 

"Nihai hedefimiz Suriye'nin kuzeyinde bir barış koridoru oluşturarak ülkenin bölünmesini engellemektir." diyen Erdoğan, şunları söyledi:

 

"ABD ile anlaşamazsak kendi harekat planımızı uygulayacağımızı anlattım. Türkiye olarak mülteciler konusunda büyük fedakarlıklarda bulunduk, bulunuyoruz. Krizin en başından itibaren göç konusunda çözümün Suriye topraklarında aranması gerektiğini ifade ettik. Şimdiye kadar 360 bin mülteci geri döndü, temin ettiğimiz sağlık hizmetlerinden yararlanıyor. Türkiye'nin sığınmacı yükünü tek başına karşılayamayacağı açıktır. Artık Suriyelilerin güvenli bir şekilde geri dönüşlerine yoğunlaşmamız gerekiyor. Fırat'ın doğusundaki barış koridoru onlar için de korunaklı bir liman olacaktır. Ülkemizdeki en az 2 milyon Suriyelinin bu bölgelere yerleşebileceğini düşünüyoruz."

 

Putin: "Üç garantör ülkenin katılımıyla Anayasa Komitesinin listesi onaylanmıştır"

 

Ankara'nın ev sahipliğinde beşincisi gerçekleşen Üçlü Zirve sonrası ortak basın toplantısında konuşan Putin, Suriye krizinin çözümüne yönelik beşinci zirvenin başarılı ve verimli bir şekilde gerçekleştirildiğini belirtti.

 

Putin, "Astana sürecinin garantörü olarak Suriye'nin toprak bütünlüğünü destekleyen üç ülkeyiz. Suriye'de siyasi diyaloğun hızlandırılmasını istiyoruz, uzman düzeyinde toplantılar sürdürülecektir. Üç garantör ülke, BM uzmanları ve taraf ülkeler toplantı düzenleyeceklerdir. Önümüzdeki toplantı gelecek ay Nursultan'da yapılacaktır. Soçi'de Suriye Ulusal Diyalog Kongresi yapılmıştır ve Anayasa komitesi için bir karar alınmıştır. Üç garantör ülkenin katılımıyla Anayasa Komitesinin listesi onaylanmıştır. Artık bu komite Cenevre'de hızlıca çalışmaya başlamalıdır." dedi.

 

İdlib'deki durumun endişe verici olduğunu dile getiren Putin, "Gerginliğin azalması için çalışmalar konusunda mutabakata vardık. Bizim mutabakatlarımız hiçbir zaman terör örgütlerini kapsamamaktadır. Sivil halkın zarar görmemesi için her türlü adımı atmaya hazırız." şeklinde konuştu.

 

Geçen yıldan itibaren 390 bin Suriyelinin evine döndüğünü ifade eden Putin, "Suriye'nin artık ekonomik ve sosyal olarak restorasyonu başlamıştır ancak Suriye hükümetinin karşı karşıya olduğu sorunlar büyük. Eğer uluslararası örgütler, uluslararası toplum barışı sağlamak isterse yardım sağlamalıdır." dedi.

 

Zirve kapsamında Erdoğan ve Ruhani'yle ikili görüşmeler yapıldığını kaydeden Putin, "Sayın Erdoğan'la Türkiye ve Rusya arasında ekonomik ilişkilere dair maddeleri değerlendirdik. Geçen sene ticaret hacmimiz 25 milyar doları aşmıştır. Enerji alanında nitelikli projeler gerçekleştirilmektedir. Askeri alanda da işbirliğimizi geliştirmekteyiz. İnsani ve kültürel alanda işbirliğimiz de derinleşiyor. Türkiye'ye gelecek yıl 6 milyondan fazla Rus turist gelecektir. Ruhani ile de işbirliğimizi değerlendirdik, büyük projelerin hızlandırılması konusunda mutabakata vardır. Ticaretimizde ulusal para birimlerimizi kullanma konusunda anlaştık." ifadelerini kullandı.

 

Ruhani: "Hepimiz Suriye'nin toprak yapısı konusunda aynı görüşe sahibiz"

 

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Bu toplantıda bir kez daha bütün faaliyetlerimizi gözden geçirdik, inceledik ve hem siyasi gelişmeleri, aynı şekilde sahadaki gelişmeleri inceleyebildik. Ne mutlu ki 3 ülke birçok konuda görüş birliği içindeler. Hepimiz Suriye'nin toprak yapısı konusunda aynı görüşe sahibiz." dedi.

 

"ABD, Suriye'yi bölmeye çalışıyor"

 

ABD'nin Suriye'yi bölmeye çalıştığını dile getiren Ruhani, "Bu hiçbir ülke için kabul edilebilir değildir. ABD'nin kötü niyeti şuradan bellidir ki, Golan Tepeleri'ni, bir saldırgana bağışlamıştır. Bir ülke başka bir ülkenin toprağını işgal edilmiş olarak başka bir ülkeye bağışlıyor. ABD, hakkı olmamasına rağmen bunu yapıyor. Bu da ABD'nin kötü niyet sahibi olduğunun en belirgin örneğidir." şeklinde konuştu.

 

Siyonistlerin Suriye'ye müdahalelerini gördüklerini ifade eden Ruhani, "Suriye'nin altyapısının yok edildiğini görüyoruz. Bu da Suriye'nin milli egemenliğiyle zıtlık içerisindedir. Her üç ülke ve lider, terörizmle mücadelede devam edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Fırat'ın doğusu konusunda da ABD'nin hâkimiyeti altındaki bölgelerde terörist gruplar var." diye konuştu.

 

"Mültecilerin hepsi kendi evine dönmek ister"

 

Mültecilerin geri dönüşü meselesine de değinen Ruhani, "Bunlar kendi evlerine dönmek istemektedirler. Irak Savaşı'nda bunu gördük. Bizim ülkemize Afgan ve Iraklı mülteci geldi. Son 40 yılda 3 milyon Afganlı bizim ülkemizde, bunların hepsi kendi evine, köyüne, tarlasına dönmek ister. Biz bütün bir Suriye'yi güvenli hale getirmeliyiz ki evlerine dönebilsinler. Suriye'nin yeniden yapılandırılmasına yardımcı olmalıyız. Ben bir kez daha Sn. Erdoğan'a ve Türkiye'ye teşekkür ediyorum. Astana sürecinin devam etmesinden çok mutluyum. Anayasa komitesinin netleşmesinden dolayı mutluyum, bir an önce düzenlenmesini umut ediyorum. Irak ve Lübnan'ın da Astana sürecine gözlemci olarak katılmasından dolayı mutluyum. Gelecek toplantının İran'da yapılmasını ümit ediyorum." ifadelerini kullandı. 
 

Kaynak: () - İLKHA Editör: Ziya Bozkurt
Yorumlar
Haber Yazılımı